İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğinde Eğitimin Önemi

İş güvenliğinde eğitimin başlıca amacı, çalışanları korumak ve işyerinde işletme güvenliğini sağlamaktır. Çalışanların, iş yerinde iş kazası ve meslek hastalıkları gibi olumsuz koşullardan korunmasıyla, beden ve ruh bütünlükleri açısından rahat ve güvenli bir ortamda çalışmak üzere eğitilmeleri sağlanmalıdır. İşyerinde alınacak tedbirlerle iş kazalarından, güvensiz ve sağlıksız çalışma ortamlarından doğabilecek makine ve motor arızaları ile kayıplar ve işletmeyi tehlikeye düşürebilecek ortamlar çalışanların iş güvenliği konusunda eğitilmeleri ile ortadan kaldırılabilir. Gerçekte işçi sağlığı ve iş güvenliğinde eğitim işyerlerinde; işin yürütülmesi sırasında çeşitli nedenlerden kaynaklanıp, çalışanların sağlığı ve güvenliklerine zarar verecek koşullardan korunmaları için; çalışanlara yönelik olarak yapılan, sistemli bilinç ve eğitim çalışmalarıdır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kayıtlarına göre ülkemizde sigortalı her bir işçinin iş kazası sebebiyle ölüm riski ortalama 0.5 iken Avrupa’da bu oran 0.1’dir. Ülkemizde çalışanların hizmet öncesi ve hizmet içindeki iş güvenliğindeki eğitim eksikliği; o derece bilinçsiz bir seviyededir ki, çalışanlar ve işverenler iş güvenliği eğitim çalışmalarını gereksiz görerek yadırgamaktadırlar. 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı olarak, işyerlerindeki işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini denetleyen, iş güvenliği müfettişlerinin denetiminde; tespit ettikleri en büyük eksiklik ve kusur, işyerlerinin %82.92 gibi büyük bir oranda; gerek işverenin, gerekse işçilerin eğitimsizliğidir. Aynı araştırmada iş güvenliği müfettişlerinin yarıdan fazlası, ülkemizde, ihtiyaca cevap verecek bir işçi sağlığı ve iş güvenliği sanayisinin olmadığını da belirterek, iş güvenliği ile ilgili kazaları ve meslek hastalıklarının asgariye indirilmesi için alınacak en önemli tedbirin, işyerlerinde periyodik olarak işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitim programının uygulanması olduğu görüşünü paylaşmaktadırlar. 

Teknolojik gelişmelerin ilerlemesiyle iş güvenliği çalışma hayatının tüm alanlarına dağılmış, yeni yaratılan iş kollarıyla, kimyasal maddelerle, teknolojik makine ve teçhizatlar nedeniyle karşılaşılan yeni güvenlik ve sağlık sorunları işyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliğini zorunlu hale getirerek, iş güvenliği eğitiminin önemini güncelleştirmiştir.

Gerçekten ILO’ ya göre iş kazalarının %78 i çalışanların emniyetsiz davranışlarından kaynaklanmakta, araştırmalara göre; sonuçta iş kazaları sebeplerinin %98’i insan hatasından kaynaklanmaktadır. Gerçekten %98 gibi büyük oranda insan hatasından kaynaklanan iş kazalarının, iş güvenliği eğitimi ile önlenmesi mümkündür.

Çalışanların işçi sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak hem insani, hem toplumsal, hem de yasal bir sorumluluktur. İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda; devlet, işveren, işçiler ve sendikalar hep birlikte kendilerine düşen sorumluluk ve ödevleri yerine getirmeli, kuracakları olumlu işbirliği ile müştereken iş güvenliği eğitimine ağırlık vermelidirler.

Üniversiteler, araştırma kurumları, kitle iletişim araçları, basın, meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleri; işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitim, faaliyet ve çalışmalarına tam destek vererek etkin bir şekilde katılmak, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin oluşturulmasını sağlamak durumundadırlar. İşçi sağlığı ve iş güvenliği bilincinin oluşturulması için, çalışanlara ve kamuoyuna; sadece konunun ne kadar önemli olduğunun anlatılması yeterli değildir. İş güvenliği bilincinin oluşturulmasının ötesinde, bu bilinçlendirme ile birlikte; toplum ve çalışanların her türlü faaliyetleri esnasında işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uygun bir tutum içine girmeleri şart olduğundan, bu konudaki eğitime de özel bir ağırlık ve önem verilmelidir. 

İşçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimiyle çalışanlarda bu bilincin oluşturulması çerçevesinde; devletin, işveren ve işçilerle sendikaların ve ilgili kurumların konuya sahip çıkmaları ile birlikte gerekli yasal düzenlemeleri yapmaları gerekmektedir. İş güvenliği mevzuatı teşkilatı ile birlikte; birçok yasa, tüzük ve yönetmelikten oluşan kaosun yerine, tek bir yasa ve tek bir kurumdan oluşan yeni bir iş güvenliği mevzuatı oluşturmak, bu konudaki sorunların çözümüne yardımcı olacaktır. İşverenlerin iş güvenliğinde eğitimin önemine inanarak, gerekli tedbirleri almaları, işçilerin kendi yaşam hakları ile ilgili olarak iş güvenliğinde eğitimin şart olduğu bilinci ile kendilerini koruyacak, bir davranış ve tutum içine girmeleri; iş güvenliğinde eğitim bilincinin, esas görüntülerini oluşturacaktır. 

İş güvenliği eğitiminin, can alıcı noktasını çalışanların hizmet içi eğitimi oluşturmaktadır.İş kazalarının %98’inin insana bağlı sebeplerden kaynaklanması; iş kazaları ve meslek hastalıklarında, önleyici tedbirlerin ve eğitimin önemini açıkça ortaya koymaktadır. Çalışanların hizmet içinde iş güvenlik eğitim programlarında bu konu üzerinde önemle durulmalıdır. Çalışanların eğitim seviyeleri ve çalışma koşulları içinde hizmet içi eğitimin en zor eğitim alanı olması, konunun önemini bir kat arttırmaktadır. 

İş güvenliği eğitiminde hizmet içi eğitim yanında; gerek üniversitedeki eğitim aşamasında, gerek teknik liselerde gerekse çırak eğitim aşamalarında işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimi, zorunlu ders olarak programlara konulmalıdır. Çalışma alanına ara eleman yetiştiren meslek okullarında, işyerlerinde veya iş başında yapılacak olan iş güvenliği eğitimini kolaylaştıracak dersler ve düzenli kurslar hazırlanabilir.
İş güvenliği eğitimi ile ilgili olarak, her seviyede eleman yetiştirilmesine önem verilerek, devlet içinde çeşitli kurumlarda çalışan müfettişlerin, konu ile ilgili uzmanların, işyeri hekimlerinin ve diğer ilgili görevlilerin eğitimi bu çerçevede ele alınmalıdır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda, ilgili kişilerin uzmanlık alanında temel eğitimi aldıktan sonra, çalışacakları alanlarla ilgili iş güvenliği eğitimini almaları sağlanmalıdır. 
Kazaların büyük çoğunluğu çalışanların güvensiz ve eğitimsiz hareketlerinden meydana gelmekte; disiplinsizlik, eğitimsizlik, talimatlara aykırı davranışlar ve iş güvenliği konusundaki bilinçsizlik, gerçekten iş kazaları ve meslek hastalıklarının en önde gelen nedenlerinden olmaktadır. 

Çalışanların kişisel sağlıklarının korunmasında, güvensiz hareketleri önleyecek eğitim çalışmaları azdır. Oysa her kademedeki çalışanın işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda bilinçli ve programlı olarak eğitilmesi zorunlu olmalıdır.

Ülkemizde genel eğitim düzeyi düşük, mesleki kurumlar yetersizdir. Öğrencilerin %94’ü hiçbir meslek sahibi olmadan, çalışma hayatına başlamaktadırlar ki bu genel eğitimsizlik ve mesleki yetersizlik, güvensizliklerini arttırmaktadır. 

Ferdi koruyucu malzemelerin kullanılması, iş kazalarını önleyecek etkili yollardan birisidir. Ancak ferdi koruyucu malzemeleri kullanmak; bir eğitim, bir disiplin, bir bilinç sorunudur.

İşyerlerinde iş güvenliği eğitimi zorunlu olmalıdır. İş güvenliğini sağlamak için yapılacak eğitim çalışmaları; iş kazası ve meslek hartalığının ortaya çıkışından sonra ödenecek olan tazminat ve zarar bedellerinden, çok daha ekonomik ve insancıldır. 

İş güvenliği literatüründe “önleme iş yerinden başlar” şeklinde ifade edilen bir özdeyiş vardır. Bu anlamda, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda alınabilecek tüm önlemler içinde; belki de en önemlisi, iş yerinin iş güvenliği konusunda eğitilmesidir.

İçinde bulunulan çalışma toplumunda; bir yandan eğitim sorunu çözülmeye çalışılırken, öte yandan özellikle, çalışma koşullarının insanlaştırılması için de güç sarfedilmektedir.

Sağlıklı ve güvenli bir çevrede gerekli iş güvenlik eğitimini almadan, çalışan ve çalışırken aşırı baskı altında kalan, işçinin sağlığı giderek bozulmakta; sağlığın bozulması çalışma yeteneğini azaltarak; bir yandan çalışanın ekonomik durumunu kötüleştirirken, öte yandan yaşam olanaklarını kısıtlamakta ve sonuçta, çalışanın iş bulma şansını da olumsuz yönde etkilemektedir. Bu yüzden çalışmanın insanileştirilmesi; sendikaların ve işçi kuruluşların, en temel sosyo-politik talebidir ve öyle kalacaktır. Bu amaca bağlı olarak, çalışma alanlarının ve çalışma çevresinin insani koşullara göre ve güvenli bir şekilde düzenlenmesi ve çalışanların eğitilmesi öncelik taşımaktadır.

İşçinin korunması; teknik, tıbbi, ergonomik, psikolojik ve pedogojik tedbirleri kapsar. Kapsam olarak işçinin korunması, çalışan insanın yaşamının ve sağlığının, çalışma gücünün muhafazasına ve çalışmayı insani koşullara göre düzenleyerek, eğitmeye katkıda bulunacak tedbirlerin bütününden oluşur. 

İş kazasına neden olan en önemli faktör, eğitim yetersizliği olduğundan iş güvenliğinde alınacak en acil çözüm; işyerleri için hazırlanacak iş güvenliği eğitim projesidir.
Hazırlanacak iş güvenliği eğitim projesinde;
1- İş güvenliğinde mühendislik eğitimi,
2- Çalışma ortamında hijyenik şartların sağlanması eğitimi,
3- İş güvenliği mevzuatının eğitimi
olmak üzere; üç ayrı eğitim çalışması yapılmak durumundadır.

İşyeri yapısı ve koşullarına göre, planlanacak iş güvenliği eğitim projesi kapsamında; her iş yeri ayrı ayrı incelenerek, yapılacak tespitlerle çalışma şartları ve ortam göz önüne alınarak belirlenmelidir.

İş güvenliği konusundaki eğitim çalışmaları; yöneticiler ve çalışanlar olmak üzere iki ayrı grup halinde ele alınmalı, her grup kendi faaliyet ve iş disiplini içinde faydalanabileceği şekilde, iş güvenliği eğitimi ve bilinç çalışması yapmalıdır.

İş yerlerinde çalışanlar için oluşturulacak iş güvenliği eğitiminde, iş güvenliğinin katılımcıları olan işçi sağlığı ve iş güvenliği kurulu üyeleri, işçi sendikası temsilcileri öncelikle yer almalı ve ülkemizde genel eğitim düzeyleri düşük ve mesleki eğitimleri yetersiz olan işçiler mutlaka iş güvenliği eğitiminden geçirilmelidirler.
Last modified: Friday, 2 October 2015, 2:32 PM